EĞİTİM VE KARİYER REHBERLİĞİ - ÖRENCİLERİN DOĞRU KARİYER SEÇİMİ YAPMALARINA YARDIM EDELİM!

Proje Referans No: 2013-1-RO1-COM13-29593-2
AB Komisyonu tarafından finanse edilen projedir
Hayatboyu Öğrenme Programı –Comenius Bölgesel Ortaklıklar

Lifelong Learning Programme

Projeye Genel Bakış » Okulda kariyer rehberliği

Romanya ve Türkiye Erken çocukluk ve okul eğitiminde rehberlik ve danışmanlık

ROMANYA

TURKEY

AKADEMİK REHBERLİK

AKADEMİK REHBERLİK

Eğitim 6-16 yaş arasındakiler için zorunludur. 4 yıllık ilköğretim (şcoala primară) ve 6 yıllık ortaöğretim I. kademeyi (4 yıllık gimnaziu ve ya liceu'da 2 yıllık kapsamlı (akademik odaklı) eğitim I. kademe aşamasını, ya da şcoala de arte şi meserii'de (sanat ve ticaret okulu) 2 yıllık meslek eğitimi) kapsar. Liceu'nun I. kademe aşamasını bitiren 16 yaşındakiler, bu okullarda, lise eğitimi düzeyinde, farklı süreçlerde eğitimlerine devam edebilir. Şcoala de arte şi meserii'dekiler ise liceu'ya geçmek ve aynı düzeyde eğitimlerine devam edebilmek için bir yıl meslek lisesi eğitimini tamamlamalıdır.

Eğitim, Araştırma ve Gençlik Bakanlığı'nın altındaki kurumlar tarafından sunulan bilgi, rehberlik ve danışmanlık hizmetleri, çoğunlukla Eğitim Yasası (1995'te kabul edilmiş ve sonradan değiştirilmiştir) tarafından yönetilmektedir. Çalışma, Aile ve Eşit Fırsatlar Bakanlığı altındakiler ise Ulusal İş ve İşçi Bulma Kurumu'nu kuran 1998 Yasası'yla yönetilmektedir. Romanya'da, Eğitim Yasası, ideal eğitimi, bir kişinin, özerk ve yaratıcı kişiliğinin özgür, kapsamlı ve uyumlu gelişimi olarak tanımlanmaktadır. Mesleki rehberlik bu doğrultuda yönetilmektedir ve ana hedeflerinden bazıları şu şekildedir: hem ulusal, hem de uluslar arası düzeyde, çeşitli eğitim ve eğitim olanaklarıyla ilgili veriye erişimin kolaylaştırılması ve bu konudaki bilginin sağlanması; uluslar arası mesleki hareketliliğin ve eğitim-öğretimin Avrupa boyutunun desteklenmesi; Romanya bağlamı içerisinde Avrupa standartlarının, normlarının ve iyi uygulamalarının entegrasyonu; mesleki rehberlik, danışma ve eğitimde faal olarak bulunan kurumlar tarafından yürütülen çeşitli faaliyetlerin senkronizasyonu. Bilgi, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sonuçlarını değerlendirmek üzere bir dizi nicel kalite kriterleri (danışmanlık alan veya sınava giren kişilerin sayısı, üretilen bilgi materyali miktarı, vb.) ve nitel kalite kriterleri (kullanıcı memnuniyeti, ICT'nin kullanımı, vb.) danışmanlar komitesi tarafından hazırlanmıştı.

Eğitim, Araştırma ve Gençlik Bakanlığı, bölgesel düzeydeki eğitim psikolojisi yardım merkezlerinin kurulmalarından olduğu kadar okullardaki eğitim psikolojisi yardım merkezlerinden de sorumludur. Bu hizmetler, eğitim sistemindeki bütün gençleri hedef almaktadır ve İlçe Okul Teftiş Kurulu tarafından koordine edilmektedir. Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nün, görevi Eğitim, Araştırma ve Gençlik Bakanlığı'nın rehberlik ve danışmanlık ağına yöntembilimsel bir temel plan sağlamak olan bir eğitim ve mesleki rehberlik bölümü de bulunmaktadır. Ulusal İş ve İşçi Bulma Kurumu, hizmetlerini iş arayan gençlere ve yetişkinlere, işsizlere, vb. sunan bilgi ve kariyer danışmanlık merkezleri ağını yönetmektedir. Ulusal Müfredat, ilköğretim ve ortaöğretimlere sunulacak eğitim ve mesleki rehberlik faaliyetlerini, Danışmanlık ve Rehberlik denilen ayrı bir ders yoluyla temin eder. Bu ders, esas olarak, ilköğretimdeki eğitim özelliklerini ve ortaöğretimdeki hem eğitim hem de mesleki özellikleri kapsayarak zorunlu eğitimin tümündeki ortak çekirdek müfredatında içerilmektedir.

İçinde bulunduğumuz üçüncü milenyumun bu ilk yıllarında, dünya her zamankinden daha hızlı bir değişim geçirmektedir. Bir yandan teknolojinin hayatımıza getirdiği kolaylıklar ve değişimin olumlu etkileri, diğer yandan toplumun hemen hemen her kesiminin ruhsal durumunu tehdit eden krizler adeta iç içe yaşanmaktadır. Çocuklar, ergenler ve yetişkinler kişisel, aile, eğitim, kariyer ve sosyal alanda başarılı olmak için bir birbirleriyle yarışırken diğer yandan gelişimlerini olumsuz etkileyen durumlarla sürekli olarak karşı karşıya kalmaktadırlar. Çeşitli küresel, bölgesel ve kültürel konular her yaştan bireyin yaşamını önemli oranda etkilemektedir. Harper (2000) bu yüzyılın, heyecan verici olduğu kadar büyük zorlukların ve sosyal değişimlerin sıklıkla yaşanacağı bir yüzyıl olacağını öngörmektedir. Gerçekten de küreselleşme, ekonominin yapısal değişimi, iklimin değişimi, değişen aile yapısı, çok kültürlülük gibi alanlarda meydana gelen çarpıcı değişimler, etkisini birey ve grupların sosyal ve psikolojik yaşamlarında da hissettirecek gibi görünmektedir.

Psikolojik danışmanlar bu gibi zorluklarla yüz yüze gelen birey ya da gruplara yardım etmede önemli bir yere sahiptir. Öyle görülüyor ki, içinde bulunduğumuz 21.Yüzyılda, toplum psikolojik danışmanlara belki de her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle ülkemizde okul psikolojik danışma hizmetlerinin geçmişini ve bugününü anlamaya çalışmak kadar geleceğini de okumaya çalışmak önemli görünmektedir.

On dokuzuncu yüz yılın sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde bir “meslekî rehberlik” hareketi olarak doğan, 20.Yüzyılın ilk çeyreğinde o ülkenin eğitim sisteminde yerini alan “psikolojik danışma ve rehberlik” (PDR) hizmetleri, Türk Eğitim Sistemine 1950’li yıllarda girmiştir. Bu tarihten sonra dünyada ve ülkemizde meydana gelen politik, ekonomik, toplumsal ve teknolojik değişimler diğer alanlarda olduğu gibi PDR alanında da pek çok değişimi beraberinde getirmiştir. Ayrıca bu değişimin gelecekte, her zaman olduğundan daha da hızlı bir seyir izleyeceği tahmin edilmektedir.

Psikolojik Danışma ve Rehberliğin Dünü, Bugünü ve Yarını meslek elemanlarının hangi nitelik ve yeterliklere sahip olmaları gerektiğini belirlemek ve onları bu doğrultuda hazırlamak mesleğin geleceği açısından son derece önemlidir. Kuşkusuz bunu yapabilmenin yolu, geleceği okumak kadar bu mesleğin o ülkedeki dünü ve bugününü de anlamaktan geçer. Bu nedenle bu yazıda ülkemizde PDR alanının geleceği üzerinde öngörülerde bulunmadan önce, bu hizmet alanının geçmişi ve bugünü incelenecektir. Çünkü geleceği doğru okuyabilmek ve daha az hata yapmak için geçmişi anlamak gerekir.

Ancak Türkiye’de psikolojik danışma hizmetlerinin dünü ve bugününü tartışmak bir anlamda okul psikolojik danışma hizmetlerinin dünü ve bugününü tartışmak anlamına gelmektedir. Çünkü PDR hizmetlerinin Türkiye’ye girişi eğitim alanında olmuş, sonraki yıllarda lisans ve lisansüstü düzeyde okutulan eğitim programları okul PDR hizmetlerine odaklandığı gibi, bu programlardan mezun olanların çalışma alanları da nerdeyse tamamen okul PDR birimleri ile Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) olmuştur.

PSİKOLOJİK DANIŞMA

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK HİZMETLERİ

Okullar, yerel toplulukların gelişimine katkıda bulunmak ve öğrencileri iş dünyasına alışık hale getirmek için yerel düzeyde şirketlerle ve diğer kurumlarla ortaklıklar kurması için teşvik edilir. Genel ortaöğretim I. kademenin (gimnaziu) ilk dört yılının sonunda, öğrenciler başka bir kurumda ortaöğretim I. kademeye iki yıl daha devam etmek zorundadır. Ya ortaöğretim teknoloji dalında (Liceu) 3 haftalık bir dönem için ya da Sanat ve Ticaret okulunda (Şcoala de Arte şi Meserii) 10 haftalık bir dönem için öğrenim görenler, kamu veya özel şirketlerde çıraklık görürler ve çalışırlar. Bu faaliyetler, Eğitim, Araştırma ve gençlik Bakanlığı onaylı özel bir müfredata dayanmaktadır.

Meslek dünyasıyla irtibat Çalışma, Aile ve Eşit Fırsatlar Bakanlığı altında, bilgi ve kariyer danışmanlık merkezleri, iş dünyası hakkında bilgi sağlar ve okul psikoloğunun isteği üzerine, ortaöğretimdeki (ISCED 2 ve ISCED 3) öğrencilerle görüşmeler organize eder. Okullar tarafından şirketlere ve diğer kurumlara düzenlenen ziyaretler aynı zamanda öğrencilerin iş dünyasına alışmalarına da katkıda bulunur. Zorunlu eğitim mezunları, daha sonraki eğitimleri için zorunlu eğitimlerinde kazandıkları becerileri kapsayan ve okul çalıştaylarında ya da işyerlerinde yürütülen uygulamalı faaliyetlerin sonucunda elde ettikleri becerileri içeren kişisel bir portfolyo alırlar. Okulda rehberlik hizmetleri Öğretmen, aileler ve okul psikoloğuyla işbirliği içerisinde, müfredat ana hatlarını temel alarak ve öğrencilerin yaşlarına ve özelliklerine göre onlara rehberlikle ilgili faaliyetler düzenlemek ve uygulamaktan sorumludur.

Günümüzde eğitim kurumlarından bedensel, zihinsel ve psiko-sosyal yönden uyumlu, kendini ve içinde yaşadığı toplumu geliştiren bireyler yetiştirmesi beklenmektedir. Eğitim sürecinde her öğrencinin kendine özgü olduğu, bireysel farlılıklar gösterdiği kabul edilmekte ve öğrenci merkezli bir öğrenme ortamı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu bağlamda eğitim sistemi içindeki psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) hizmetlerinin, eğitim sürecinin önemli ve ayrılmaz bir boyutunu oluşturduğu kabul edilmektedir.

Ülkemizde öğrencilere verilen psikolojik hizmetlerin adı başlangıçta sadece “Rehberlik” iken daha sonra ”Rehberlik ve Psikolojik Danışma” ya da “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” olarak anılmaya başlanmıştır .Genel bir anlayış olarak rehberliğin, psikolojik danışmaya göre daha geniş bir kavramı ve uygulamaları ifade ettiği, ancak psikolojik danışma hizmetlerine gerektiği şekilde yer vermeyen rehberlik çalışmalarının eksik olacağı kabul edilmektedir. Rehberlik hizmetleri içinde yer alan psikolojik danışma, rehberlik hizmetlerinin özünü ve merkezini oluşturmaktadır. “Rehberlik” kavramı kullanıldığında, rehberliğin çeşitli uygulamalarının yanında, bunun içinde psikolojik danışma uygulamalarının da olduğunu ve psikolojik danışmanın, rehberlik hizmetlerinin ayrılmaz bir parçasını oluşturduğunu bilmek gerekir. Bu bakımdan son yıllarda sadece “rehberlik” kavramı yerine “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” ifadesini kullanmak tercih edilmektedir.

Psikolojik danışma ve rehberliğin anlamına ilişkin çeşitli tanımlar yapılmıştır. Yapılan tanımlar incelendiğinde, rehberliğin bireye dönük psikolojik bir yardım süreci olduğu, bu yardımın bilimsel ve profesyonel bir nitelik taşıdığı vurgulanmaktadır.

Bireyin hayatında başarılı ve mutlu olabilmesi için bazı niteliklere sahip olması gerektiğini, rehberliğin amacının da bireyin bu nitelikleri kazanmasına yardım etmek olduğunu belirten bu nitelikleri; verimli çalışma, sınav, zamanı iyi kullanabilme, etkili karar verme, problem çözme, etkili iletişim ve plan yapma becerileri, kendini tanıma ve kendini kabul, meslekleri tanıma, kendi yetenek, ilgi ve kişilik özellikleri ile öğrenme konuları ve meslekler arasında bağ kurabilme, öğrenme ve çalışmaya yönelik olumlu tutumlar, toplum hayatına uyum sağlayabilme ve katkıda bulunma için gerekli sorumluluk, başkalarına saygı ve yardımlaşma gibi değerler şeklinde sıralamaktadır.

PDR hizmetlerinin yukarıda belirtilen amaçlarını gerçekleştirmek için yürütülen tüm etkinliklerinde, bireye ve bireysel farklılıklara saygı, bireyin kendisi için seçme özgürlüğüne sahip olma hakkı, gönüllülük, gizlilik, ilgililerin iş birliği, hem bireye hem de topluma karşı sorumlu olma ve bilimsellik gibi temel ilkeler benimsenmektedir.

Okullarda PDR hizmetlerinin başlangıcından bu yana, bu hizmetlerin nasıl ve hangi içerikte verileceği, psikolojik danışmanların rollerinin neler olacağı gibi konularda, bir başka deyişle okul PDR hizmetlerinin nasıl örgütleneceği konusunda çeşitli modeller uygulanmıştır. Bu modellerden başlıcaları aşağıda kısaca tanıtılmıştır (Erkan, 2004).

Hizmetler Modeli: Bu model 1920’li yıllarda ortaya çıkmıştır ve modelde psikolojik danışmanların etkinlikleri oryantasyon, bireyi tanıma, bilgi verme, psikolojik danışma, yerleştirme ve izleme biçiminde altı kategoride ele alınmıştır. Model, birinci derecede ortaöğretim yönelimli olması, rehberlik hizmetleriyle öğrenciye kazandırılacak davranışların değerlendirmeye uygun olmaması ve psikolojik danışmanların zamanlarını nasıl kullanmaları, hangi etkinliğe ne kadar zaman ayırmaları gerektiğinin belirsiz olması yönleriyle eleştirilmiştir.

Süreç Modeli: Bu model de 1920’li yıllarda uygulanmaya başlanmıştır. Psikolojik danışma hizmetinin klinik ve terapötik yönü vurgulanmış, psikolojik danışmanlar psikolojik danışma, müşavirlik ve koordinasyon rollerini üstlenmişlerdir. Süreç modelinin, hem ilk hem de ortaöğretimde uygulanabilir olması bir avantaj olarak görülebilir. Ancak hizmetler modeline yönelik eleştiriler bu model için de geçerlidir.

Görevler Modeli: Bu modelde psikolojik danışmanların görevleri basitçe listelenmiştir. Bu görevler fazla sayıdadır ve son görev genellikle “zaman zaman kendisine verilen diğer görevleri yerine getirir” biçiminde ifade edilir. Bu durum da psikolojik danışmanların rollerinde bazen belirsizliklere neden olmuştur.

Yukarıdaki üç model de programdan ziyade psikolojik danışmanın pozisyonu üzerinde odaklanmıştır. Bunun sonucu olarak rehberlik hizmetleri eğitim sürecinin ana parçası olmaktan çok, eğitim faaliyetlerini destekleyen bir hizmet alanı olarak görülmüştür. Daha fazlası, yapısı açıkça tanımlanmış bir program olmadığı için psikolojik danışmanlara rehberlikle ilgisi olmayan bazı yönetimsel görevler de yüklenmiştir.

Kapsamlı Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programları Modeli: PDR hizmetlerini meslek ya da program seçimi ve kriz durumlarına müdahale ile sınırlayan geleneksel modellere bir tepki olarak bu model kuramsal temelini gelişimsel rehberlik yaklaşımından almıştır. 1960’lı yıllarda ortaya çıkan bu yaklaşımda bireyin gelişimsel ihtiyaçları ön plandadır ve rehberlik hizmetlerinin öğrencilerin içinde bulundukları gelişim dönemlerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olması gerektiği savunulur. Yaklaşımın ya da yaklaşımı temel alan programların ilkeleri aşağıdaki biçimde özetlenebilir.

1. PDR hizmetleri sadece problem yaşayan öğrencilere değil, tüm öğrencilere yöneliktir.

2. Gelişimsel rehberlik yaklaşımı organize edilmiş ve planlı bir müfredatı gerektirir. Bu müfredat, okulu ve çevresini tanıma, kendini ve başkalarını tanıma, tutumları ve davranışları anlama, karar verme ve problem çözme, kişiler arası ilişki ve iletişim becerileri, okul başarısı becerileri, mesleki farkındalık, eğitimsel planlama ve toplumsal katılımı vb. kapsamaktadır.

3. Gelişimsel rehberlik, müfredatları farklı yaşlardaki öğrencilerin düzeylerine dayalı olarak ardışıklık özelliği gösterir ve esnek bir yapıya sahiptir. İhtiyaç ve imkânlara göre değişik düzenlemeler yapılabilir.

4. Gelişimsel rehberlik, okuldaki eğitimsel süreçler bütününün tamamlayıcı bir parçasıdır ve PDR programı akademik programlarla bağlantılı ve etkileşim hâlindedir.

5. PDR programından beklenen verimin alınabilmesi için okuldaki tüm personelin katılımı ve iş birliği gerekir.

6. Gelişimsel rehberlik, öğrencilerin kişisel gelişimleri ve bireysel potansiyelleri üzerinde odaklaşmıştır. Ancak bu durum öğrencilerin akademik başarılarının dikkate alınmadığı anlamına gelmez. PDR programlarının eğitimsel bir temeli de vardır.

7. PDR programıyla gerçekleştirilen amaçlar dışında psikolojik danışmanların bireysel olarak ilgilenmeleri gereken problemli öğrenciler de söz konusudur. Psikolojik danışmanların kendi yetki ve sorumluluk sınırları içindeki vakalara müdahale edebilecek bilgi ve becerilerle donanımlı olması gerekir.

Gelişimsel rehberliğin uygulamalı yönünü, kapsamlı PDR programlarının oluşturduğu söylenebilir. Kapsamlı PDR programının unsurları “içerik”, “yapısal çerçeve, faaliyetler, zaman” ve “kaynaklar” dan oluşur. İçerik unsuru öğrencilerin programa katılımları sonucunda ulaşacakları yeterlikleri kapsar. İkinci unsur üç yapısal (tanım, gerekçe, sayıltılar) ve dört süreçsel öğeyi (rehberlik müfredatı, bireysel planlama, müdahale hizmetleri, sistem desteği) ve bunlara ayrılan süreleri içerir. Kaynak unsuru ise programın tam olarak uygulanabilmesi için gerekli insani, mali ve politik kaynakları içerir. Aşağıda PDR programlarının süreçsel öğeleri üzerinde durulmuştur

1. Bireysel Planlama: Öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimlerinin yanı sıra kendi öğrenimlerini de planlamaları ve yönetmelerine yardımcı olacak etkinlikleri içerir. Burada yer alan etkinlikler psikolojik danışman tarafından planlanır ve yönlendirilir. Bireysel planlama hizmetlerinin verilmesinde bireyi tanıma, bilgi verme, yerleştirme ve izleme stratejileri kullanılır.

2. Müdahale Hizmetleri: Bu hizmetler çerçevesinde öğrencilerin psikolojik danışma, müşavirlik, sevk ya da sadece bilgi vermeyi gerektiren acil sorunlarına ve ihtiyaçlarına yönelik etkinlikler sunulur.

3. Sistem Desteği: Sistem desteği, PDR programının oluşturulması, sürdürülmesi ve geliştirilmesini sağlayacak yönetimsel ve eğitsel etkinliklerden oluşur. Bu unsur profesyonel gelişim, personel ve çevreyle ilişkiler, öğretmenlere müşavirlik, danışma kurulları, topluma ulaşma, program yönetimi ve yürütülmesi, araştırma–geliştirme alanlarında yapılacak etkinlikleri içerir.

4. Rehberlik Müfredatı: Rehberlik müfredatının amacı, her düzeyden tüm öğrencilere, normal büyüme ve gelişim bilgisi sağlamak ve yaşam becerilerini kazanma ve kullanmalarına yardımcı olmaktır. Rehberlik müfredatının düzenlenmesi ve yürütülmesinden okul psikolojik danışmanları sorumlu olmakla birlikte, müfredatın başarılı bir şekilde uygulanması için okuldaki tüm birimlerin ve personelin iş birliği ve desteği gerekir. Rehberlik müfredatı öğrencilere sınıf ve grup etkinlikleri şeklinde sunulabilir. Sınıf etkinliklerini psikolojik danışman tek başına ya da öğretmenlerle birlikte gerçekleştirebilir veya sadece öğretmenlere yardımcı olabilir. Grup etkinlikleri ise öğrencilerin bazı ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla psikolojik danışmanın sınıf dışında gruplar oluşturarak yürüttüğü etkinliklerdir.

Her okul kendi özelliklerine ve öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre hazırladığı okul PDR programı kapsamındaki etkinlik ve çalışmaları yürütmekle görevlidir. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği’ne (2001) göre psikolojik danışmanı bulunmayan eğitim-öğretim kurumlarında da sınıf rehber öğretmenliğine ilişkin rehberlik hizmetlerinin okul rehberlik hizmetleri yürütme kurulu aracılığıyla RAM’larla iş birliği yapılarak yürütülmesi öngörülmektedir. İdeal olan, her okulda psikolojik danışman bulunması ve okulda PDR hizmetlerinin psikolojik danışmanların koordinatörlüğünde yürütülmesidir. Ancak okulda psikolojik danışmanın bulunmaması öğrencilere rehberlik hizmeti verilmeyeceği anlamına gelmez. Okul yönetimi ve öğretmenlerin de rehberlik hizmetleri kapsamında yürütebilecekleri faaliyetler vardır. Diğer yandan psikolojik danışmanın okuldaki diğer çalışanlar ile işbirliği yapmadan tek başına bu hizmetleri yürütmeye çalışması sağlıklı bir yol değildir. PDR programının başarısı, okul yönetimi ve öğretmenlerin bu programı benimsemeleri, desteklemeleri ve uygulamalarına bağlıdır (Güven, 2006). Psikolojik danışman, okulda etkili bir rehberlik hizmeti sunabilmek için okul yönetiminin ve öğretmenlerin desteğini almak ve onları bu konuda cesaretlendirmek durumundadır. Özellikle öğrenciler hakkında çeşitli bilgilerin toplanması ve onlara götürülecek hizmetlerin planlamasında öğretmenler psikolojik danışman için başvuru kaynağı ve birer kanaldır.

KARİYER REHBERLİĞİ

KARİYER REHBERLİĞİ

Ortaöğretim I. kademede rehberliğe ayrılan saatler süresinde, özellikle ilgili eğitim düzeylerinin son yıllarında özel faaliyetler organize edilir (okul ve yerel işverenlerin temsilcileriyle tanışma, farklı kurumları ziyaret etme, becerileri sınamaya yönelik oturumlar ve fırsatlar). 800'den fazla öğrencisi olan her ilköğretim ya da ortaöğretimde, okulun eğitim psikolojisi yardım birimi ihtiyaçlar ve uygun kaynaklar doğrultusunda organize edilebilir. 800'den az öğrencisi olan okullar, diğer okullarda bulunan bu birimleri çağırabilir. Orada çalışan danışmanlar öğrencilere, eğitim psikolojisi alanında, bireysel ya da grup olarak, danışmanlık sağlar. Bu danışmanlık, yetenek testlerine, kişisel beceri envanterine, karar-verme tekniklerine, kariyer planlama ve gelişim tekniklerine ve meslek profil analizlerine dayalıdır. Ayrıca öğretmenlere ve ailelere de danışmanlık hizmeti verilir. Okul dışında rehberlik hizmetleri İlçe Okul Teftiş Kurulları altında bölgesel düzeyde düzenlenen Eğitim Psikolojisi Yardım Merkezleri'nin (Centre Judeţene de Asistenţă Psihopedagogică), rehberlik bakımından, okullardaki yardım birimleri gibi sorumlulukları bulunmaktadır. Okullarla ve yerel topluluklarla işbirliği içerisinde, öğrencilere yönelik eğitim ve mesleki rehberlik hizmetleri uygularlar, ders hakkında bilgi ve dokümantasyon faaliyetleri düzenlerler. Ulusal İş ve İşçi Bulma Kurumu çerçevesinde, kariyer danışma merkezleri gibi bilgi ve meslek danışmanlığı merkezleri de gençlere kariyer ve işe yerleştirme hakkında bilgi sağlar ve tavsiyede bulunur. Bu merkezler tarafından yürütülen temel faaliyetlerden bazıları şu şekildedir: mesleki bir kariyer seçmeye yönelik rehberlik, eğitim alternatifleri üzerine bilgi sağlama ve bir eylem planının hazırlanması ve uygulanması. Genelde, bu rehberlik hizmetleri, bu merkezlerin temsilcileri ve öğrenciler tarafından, bireysel ya da grup danışmanlık seanslarıyla, düzenlenen toplantılarla sağlanır.

Başlangıç öğretmen eğitimi, yetenekli öğrencilere yönelik eğitim, özel ihtiyaca gereksinim duyan öğrencilere yönelik eğitim, sınıf yönetimi, eğitimde ICT gibi diğer dersler içinden seçmeli ders olarak eğitim psikolojisi danışmanlığını içermektedir. Okul birimlerinde ve eğitim psikolojisi yardım merkezlerinde çalışan personelin büyük çoğunluğu psikolog, öğretmen, sosyolog ve sosyal hizmet görevlisidir ve öğretmenlerle aynı konuma sahiptirler. Okulda mesleki rehberlik planında uzman olmadığında, öğretmenler bu dersten sorumludur. Bu rehberliğin kalitesini temin etmek için, bu öğretmenler Öğretmen Kaynak Merkezleri tarafından 5-günlük oturumlar halinde düzenlenen yılda 40 saatlik bir eğitim sürecinden geçmek zorundadır. Bu eğitim özel 155 eğitmenler tarafından verilmektedir ve Bükreş'teki Eğitim Bilimleri Enstitüsü tarafından desteklenmektedir. Genelde, hizmet-içi öğretmen eğitimi merkezi değildir ve önerilen dersler ilçe düzeyinde belirlenen/tanımlanan ihtiyaçlar doğrultusunda, rehberlikle ilgili modülleri içerebilir. Eğitim Psikolojisi Merkezleri'nde çalışan personel genelde mesleki rehberlikte uzmanlaşma modülleriyle kamu politikaları eğitim programının yanı sıra bir rehberlik ve danışmanlık eğitim programını tamamlamıştır ve bu program Bükreş Üniversitesi'nde yüksek lisans programına (2 yıllık) geçiş niteliğindedir. Diğer üniversite, danışmanlık psikolojisinde bir yüksek lisans diplomasına bir hazırlık eğitimi önermektedir. Ulusal İş ve İşçi Bulma Kurumu merkezlerindeki personel genelde psikolog, öğretmen ve sosyal hizmet görevlilerin yanı sıra sosyolog, iktisatçı ve mühendistir. Çalışanların bazıları merkezlerde dahili bir proje çerçevesinde sunulan özel bir kariyer rehberlik programını (yüksek lisans düzeyi) tamamlamıştır. Uygulayıcıların rehberlik hizmetlerinin değerlendirilme çerçevesinde kendi faaliyetlerini ölçme ya da değerlendirmede belli bir derece özerklikleri bulunmaktadır. Kullanılan araçlar uygulayıcıları yönlendirmeye yarar ve onlara dönüt sağlar.

Kurumsal düzeyde, idari konsey, okul personeli temsilcilerinin yanı sıra, ailelerin yerel kamu yetkililerin ve işverenlerin temsilcilerini de içerir ve okul yönetimiyle ilgili önemli kararlar alır. Eğitim ve mesleki rehberliği içeren çeşitli önemli konularla ilgili okul yönetimi aile konseylerine de danışır. VET gelişiminde sosyal ortaklık için yerel topluluklar ve danışma konseyleri eğitim hizmetlerinin gelişimi, sağlanan yeterlik ve özellikler için ilçe düzeyinde hareket ederler. Ulusal düzeyde, Eğitim, Araştırma ve Gençlik Bakanlığı, eğitimi etkileyen önemli kararları Aile Dernekleri Ulusal Federasyonu'na danışır.

Eğitim, Araştırma ve Gençlik Bakanlığı'nın bir portali (www.portal.edu.ro), eğitimin her düzeyiyle ilgili okul bilgi ağları, idari prosedürler, vb. hakkında bilgi sağlar ve özel bilgi bültenleri temin eder. Her yıl, ilçe okul teftiş kurulları, okullar ve profilleri, sundukları programlar, vb. hakkında bir broşür yayınlar. Her okul, kütüphanelerde ya da danışmanların bürolarında kendi “bilgi noktasını” düzenler. Ulusal İş ve İşçi Bulma Kurumu'nun bilgi ve mesleki danışmanlık merkezleri kariyer, eğitim ve okullar, mevzuat, vb. hakkında bilgi içeren veri tabanları geliştirir. Ayrıca, çeşitli çevrimiçi sınavlar (beceri, kişilik, vb.) sunar.

Danışmanlar, öğrenciler için kariyer desteği sağlamada ve kariyer farkındalığı yaratmada bir numaralı kaynak kişilerdir. Danışmanlar; öğrencilerin kişisel becerilerini, ilgi alanlarını ve yeteneklerini belirlemede yardımcı olur ve kariyer planlama süreci boyunca onları yönlendirirler. Ortaöğretim kurumlarında, kariyer danışmanlığı özellikle öğrencilerin meslek hayatında ilerleyecekleri yolu belirlemeleri için öğrencilerin ilgi ve becerileri üzerinde durur. Bu öğrenciler, ergenliklerinde kendilerinden bekleneni tam bir açıklık ve kararlılıkla bilmiyor olabilirler ve bu yüzden zamana ve hayatları ile ilgili ne yapacaklarını belirlemek için kendilerini keşfetmeye ihtiyaçları vardır. Ortaöğretim kurumları; öğrencilerin yaşamsal becerilerini keşfettiği, deneyimlediği ve geliştirdiği kurumlardır. Öğrenciler, ergenlik döneminde farklı gruplarla iletişim ve etkileşimde bulunmayı, sorun çözme becerileri edinmeyi, eleştirel düşünme kabiliyeti kazanmayı ve takım çalışmasının önemini anlamayı öğrenirler. Bu yüzden ortaöğrenim kurumlarındaki öğrencilerin uygun bir kariyer yönlendirmesi alarak gelecekleri ile ilgili kararlar konusunda bilgilendirilmeleri son derece önemlidir. Böyle bir programın hedefi tüm öğrencilerin akademik, kariyer ve kişisel/sosyal gelişim deneyimleri aracılığıyla okul başarısı yakalamasıdır.

Kariyer danışmanlarının bilgileri aracılığıyla toplumlar küresel ekonomi tarafından şekillenen ve bilgi teknolojileri ile desteklenen post-modern bir dünyada kariyer sorunlarının hayatla ilgili daha geniş kaygıların yalnızca bir parçası olduğunu fark etmelidirler. Hayatın farklı alanlarının birbirine bağlı olmasının en önemli sonuçlarından biri de “kariyer geliştirmenin” “iş rehberliğinden” ayrışmasıdır. Ergenlerin karşılaştığı en büyü soru: “Hayatımla ilgili ne yapacağım?”dır. Bu soru herkesin sağlık, iş ve yakın ilişkiler konusundaki değişiklikler gibi hayatlarında büyük geçişler yaşarken aklında olan sorudur. Hayat şekillendirici bu soruyu cevaplamak kariyer danışmanlığının esasını ortaya çıkarmaktadır.

Kariyer ve iş konusundaki kararların böyle post-modern halde kavramlaştırılması kişinin kendisine ve çevresine dikkatlice bakmasını, geribildirimlere açık olmasını ve kendisinin olası halini hayal edebilmesini gerektirir. Kişilerin kariyerleri kendi benlik kavramlarını ifade edecek seçimler yaptıkça oluşur. Bu benlik kavramı aynı zamanda kişilerin deneyimlediği çevrelerde edindiği belirli deneyimler aracılığıyla da oluşur. Kariyer danışmanlığındaki öyküsel yaklaşımlar bu deneyimleri gelecekteki hayatın şekillenmesi ve oluşması için makul bir kaynak olarak kabul eder. Kişilerin benlik kavramı yeni deneyimler ve başkalarının davranışlarını gözlemlemeyle değişebilir. Dolayısıyla ilgileri hiç bir zaman tamamen belirlenmiş değildir ve benlik sürekli yeniden oluşur. Kariyer seçme süreci karmaşık ve dinamik bir süreçtir. Öğrencilerin kariyer kararlarını verirken izledikleri yollardan biri de kendileri için öngörülen uygun kariyerle uzmanlık alanını değerlendirmektir. Bu şekildeki kişisel bir uyumun hem kadınlar hem de erkekler için önemli olduğu gözlemlenmiştir. Ancak öngörülen uyum bir uzmanlık alanının geleneksel olarak “dişil” ya da “eril” olup olmadığı gibi bir kaç farklı sosyal faktöre göre değişkenlik gösterebilir. Bu uzmanlık alanları ile bağdaştırılan özellikler aynı zamanda öğrencinin kendi cinsiyetine göre daha az ya da daha fazla önemli olup olmamasına göre de değerlendirilebilir.

Cinsiyet bağlantılı rehberlik konusunda eğitim almış danışmanlar kızların ve erkeklerin ve aynı zamanda daha az avantajlı geçmişe sahip öğrencilerin özel ihtiyaçlarına göre bir bakış açısı sunmak açısından aracılık edebilirler. Okulun genel havasını ve cinsiyet rolü normlarını gözlemleyebilirler. Eğitim ile karşı cinse karşı pozitif ve saygılı bir duruşu teşvik edebilirler. Gysbers ve Jensen’in (1999) belirttiği gibi: “15 yılı aşkın sürelik deneysel araştırmalar danışmanların vakte, uygun kaynağa ve üzerinde çalışacak geniş bir program yapısına sahip olduklarında iyi şeylerin olduğunu belgelemiştir. Bu durumda rehberlik ve danışmanlık faaliyetleri akademik başarıyı artırıyor, öğrenciler daha zorlayıcı dersler seçiyorlar, kariyer planları geliştirip bunları kullanıyorlar ve okullar daha pozitif bir havaya sahip oluyor.”

Raghavan (2009) cinsiyete özgü rehberlik ve danışmanlıkta karşılaşılan cinsiyetlere ilişkin dört ana hususu şöyle özetlemiştir:

(1) Okulların rehberlik programlarını içinde barındıran kültürel bağlamın önemini anlamak: Her bir ülkenin kültürel bağlamında modelin uyumluluğunu ve değiştirilebilirliğini dikkatlice incelemek ve analiz etmek çok önemlidir. Cinsiyetlere göre cevap verilebilirlik bu durumda aşağıdakileri gerektirir:

• Bu toplumlarda erkekler ve kızlardan beklenen rollerin analizi;

• Okullaşmada cinsiyet paritesi endekslerinin incelenmesi ve

• Öğrencilerin başarıya bakış açıları, ebeveynlerin ve öğretmenlerin erkek ve kızların başarısını destekleyebilecek ya da bu başarıya köstek olabilecek nitelikteki cinsiyet ve cinsiyet üzerine kurulu uygulamalara karşı olan inançları kaliteli bir şekilde araştırmak.

(2) Okullardaki danışmanlık ve rehberlik programlarını daha geniş bir sosyo-politik yelpaze içerisinde ele almak: Bu aynı zamanda danışmanların “toplum yaratma”, kanun yapıcılar ve genel topluma danışmanlıkla ilgili bilimsel bilgi yayma konusundaki rollerini de kabul etmeyi içeriyor. Danışmanların kurduğu cinsiyete karşı duyarlılık taraftarlığı hareketi özellikle aşağıdakiler üzerine odaklanacaktır:

• Dildeki basmakalıp içerikleri ortadan kaldırmaya çalışan mesajlar ve bununla beraber danışmanlar aynı zamanda;

• Müfredat değişikliklerinde cinsiyete karşı duyarlılık taraftarı olmak için eğitim almış olmalı;

• Rol yapma ve psiko-drama gibi teknikleri de ele almalı ve bu sayede açıkça

• Cinsiyet sorunlarına odaklanmalı;

• Öğretmenlere her iki cinsiyetin de yer aldığı sınıflarla ilgili bir tartışma grubu oluşturulmasında ilave destek sağlamalıdır.

(3) Okul danışmanının rolünü belirlemek ve bunun ülkenin daha büyük çaptaki ihtiyaçlarını nasıl giderdiğini belirlemek: Cinsiyete karşı duyarlı danışmanlık ve rehberliği vurgulayan ulusal bir politika yalnızca okullarda basmakalıbın dışına çıkmış inançları ve davranışları teşvik etmeyecek aynı zamanda bunu sağlamak için aktif olarak özel stratejiler de sunacaktır. Bunun bir örneği, belirli günlerde okul binasına uygun olan kariyer danışmanlarının gelmesini teşvik etmek ve sağlamak olabilir. Bu danışmanlar özellikle cinsiyete karşı duyarlı danışmanlık konusunda eğitim görmüş olmalıdırlar.

(4) Mevcut ekolojik hususlar ve ilgili örflerin ışığında çalışmak: Bazı ülkelerde, ebeveynler, halk liderleri ya da dini liderler, eğitim bölümü yöneticileri vs gibi resmi olmayan ağlar çoğunlukla danışmanlık ve rehberlik konusunda eğitim almaktadırlar. Bu “resmi olmayan danışmanların” sürekli çalışmalar yürütmesi, görevde tutulması ve eğitilmesi cinsiyete duyarlı eğitime yapılan yatırım bakımından oldukça faydalı olabilir, zira bu kişilerin bu şekilde taşıyacağı mesajlar cinsiyetler arası eşitliği daha iyi sağlayabilecektir.